Monday, 27 August 2012

Piggy






    Adı piggy'miş. Yani domuzcuk. Sana böyle demelerine kızmıyor musun? dedi bir gün biri. Hayır, dedi. Bu söz sevimli bir söz, hem, ben onlara kızmıyorum... Piggy bir gece eve işten oldukça geç bir saatte geldi. Yorgunluğu tartılamaz kadar ağır, uykusu inanılmaz derecede sarıvermişti çevresini. Eve girip dosdoğru odasına yürüdü. Herkes uyuyordu, belliydi. Üzerindekileri çıkarıp sessizce yatağına bıraktı kendisini. Uyumak üzereydi artık. Aklından belirsiz, bir çok şey, fısıldayarak geçip gidiyordu. Hepsi de uykusunu kaçırmak isteyen, şu perilerin işi olmalıydı. Uykusu iyice üzerine çöktü. Nefesi ağırlaşmaya, cildi yumuşamaya başladı... Bir şey dikkatini çekti sonra nasıl olduysa. Kimdi o? Evet, evet, o kimdi? Ona Adını soran... Biri ona adını sormuştu. Hatırlayamadı... Ama sarılmak istedi ona. Aşık olmak. Delice kaçıp dünyayı gezmek istedi... Aniden gözlerini açtı. Oda karanlıktı. Uyumalıydı. Nereden gelmişti aklına bu şimdi? Bilemedi. Kocaman gözlerini kapadı. Uyudu.

2 comments:

BERIL said...

Merhaba, blog unuzu çok beğendim ve "bu siteye katıl" butonundan takipçi olmak istiyorum. Sizi de kendi blog umda takipçi olmaya beklerim :)

http://momsblognote.blogspot.com/

g.kytz said...

teşekkür ederim. ben de o buton bastım

Post a Comment