Thursday, 15 November 2012







     İnsanların arkasından bal gibi de konuşulur efendim. Nereden mi çıktı şimdi bu? Şuradan çıktı hemen anlatayım: Düşündüm ki, bazen, ya da bazı insanların, arkasından konuşmak gerekiyor efendim. Buradan toplumsal bir teori falan çıkarma derdinde de değilim; fakat şöyle bir giriş olabilirdi herhalde: Arkasından konuşmak istenilen kişi arkasından konuşulması gereken kişi olma durumuna uyan bir takım özellikler sergilediği için bu eylem gerçekleşmelidir, diye basitçe denebilir. Çünkü, (diye devam ediyorum) yüzüyle (yani yüzüne karşı) konuşma isteğiniz, hatta yan yana durma, yakınında bulunma, ne bileyim göz çarpması, dil çarpması, rüzgarı, kokusu falan diye düşününce sizde hak vereceksiniz bana emin olun. Burada anlam kayması, görelilik kuramı, sınıf mücadelesi gibi şeyler işlemiyor efendim. Yorgunsun, bitkinsin; umutların, hayallerin, her otuzuna ermişler gibi sallantıda, yani yirmili yaşların önüne serdiği sonsuz olanak, sonsuz zaman artık avuçtan bir üflemeyle ince ince dağılan toz tanecikleri gibi yayılmış, uçuşmuştur. Haberler, biri daha öldü dediğinde, bunu duyan yurdum insanı da "kimden ?" deyince, bırakında yüzüne bakmayın kimsenin ve arkasından konuşun efendim. Durup dururken, durup durulur mu hiç insan? Cansız madde bile durmaz efendim, diye yükselen cevapları da duyuyorum evet, fakat peki siz hiç elinde Özal kitabı taşıyan bir muhafazakar tanıdınız mı?  oo her yer onlarla mı kaynıyor? Okuyorum diyenleri de gördük. Alın size işte okuyorum diyen. Başım ağrıyor. Havasından mıdır, suyundan mıdır? M.Ö. var mıdır? diyenlerden midir?... Ya, ben duydum işte bunu. Yani bu MÖ yü. Nerede mi yaşıyorum. Türkiye diye biyerde.

2 comments:

N.Narda said...

Aaaaaaaaaa, çok ayıp, insanların arkasından konuşulmaz, toplum içinde fısıldaşılmaz :p

felsefespri said...

Bal gibi okunur: "Arkasından konuşmak istenilen kişi arkasından konuşulması gereken kişi olma durumuna uyan bir takım özellikler sergilediği için bu eylem gerçekleşmelidir, diye basitçe denebilir. Çünkü, (diye devam ediyorum) yüzüyle (yani yüzüne karşı) konuşma isteğiniz, hatta yan yana durma, yakınında bulunma, ne bileyim göz çarpması, dil çarpması, rüzgarı, kokusu falan diye düşününce sizde hak vereceksiniz bana emin olun. Burada anlam kayması, görelilik kuramı, sınıf mücadelesi gibi şeyler işlemiyor efendim."

Yazınızı biraz da karanlık buldum. (bkz:herakleitos) :)

Post a Comment